2 Ara 2016

Hoşçakal En Güzel Limanım...

  Bir gün bunun olacağını biliyordum. Hepimiz biliyorduk. Anneannem son bir haftadır nefes almıyor. Dizleri ağrımıyor, yemek yemiyor, su içmiyor. Hatta sesini duymayalı tam 1 hafta 4 saat 8 dakika oldu. 1 haftadır her sabah odasına bakıyorum. Bomboş yatağı. Yatağın içindeki havalı yatak bile suskun.

  Anneannem... Korktuğumda, üşüdüğümde, merak ettiğimde sığındığım en güzel limanım... 'Yavruum!' deyişini sevdiğim... Küçüklüğümün en sıcak korkusavarı. Tuttum sana sözümü. Büyüdüğümde ben bakarım sana demiştim. Baktım. Yaptığım tüm hatalar için beni affet lütfen. Sana bağırdıysam, seni kırdıysam, üzdüysem affet. Bir kere bile gözünden yaş getirdiysem affet beni. Seni kırmayı hiç istemedim.

  Hep 'Benim anneannem minicik' diye düşünürdüm. Değilmişsin. Cenazeni alırlarken fark ettim. 'Benim anneannem fırın gibidir' derdim. Nefes alamayışının 3. saatinde dahi soğumamıştın. 'Dünya'nın en güzel sütlacı anneannemin!' diye düşünürdüm. Duanda senden başka kimsenin sütlaç yapamadığını fark ettim. Öz kızlarının bile!

  Tarağını aldım. Hani şu koltuğun sırt kısmına oturup saçını taradığım beyaz tarağın. Senden bana bir şey kalsın istedim.

  Yalnız değilsin orada biliyorum. Herkese selam söyle. Hepinizi çok özledim. Hoşçakal en güzel limanım. Namazda dahi eteğinin altına saklandığım koca çınarım... Hoşçakal diğer bebeklerin aksine her geçen gün küçülen koca bebeğim...

Yavrun...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorumlarda argo ve benzeri kelimeler kullanmamaya dikkat ediniz.
Türkçenin imla kurallarına uymaya özen gösteriniz.
+18 içerikli yorumlar yapmayı aklınızdan geçirmeyiniz.
Facebook ve Twitter Türkçesiyle yazılmış; k ve v harfleri yerine q,w,x harfleri kullanılan yorumlar okunmadan silinecektir.